KADIN

 

KADIN…

Uçsuz bucaksız bir dünya nasıl anlatılır ki?

Bizim 5 harfe sığdırdığımız “kadın” dünyanın varoluş sebeplerinden bir tanesi aslında ya da başka bir deyişle yaşadığımız dünya kadınların eseri diye düşünebiliriz . Geçmişe gidip farklı kültürleri yoklarsak da anlatmaya çalıştıklarımızı esas temellerle gözler önüne serebiliriz. Osmanlı, Fransa  ve Rusya tarihlerinde hep güçlü kadınlar yatar. Misal hiç önemsemediğimiz hastane koridorlarındaki “sus” işareti ve ya mahkemede adalet terazisini tutan da kadındır. Bu basit örnekler temelinde yeryüzünde güven duygusunun ağırlık gösterdiği tarafın kadın olmasından kaynaklıdır. Yakın tarihimizde özellikle kitaplarda karşımıza çıkıp hayal gücümüzü sınayan yaşantılara ev sahipliği yapan ana rolde kadındır. Düşünsenize hangimiz kendimizden bir parça aramadık onlarda. Herkesin bireysel yaşamında ve kültürleri yansıtan dönemlerde bir kadın vardır. Kimisi silik silik anılarda yaşamıştır... Kimisi en keskin duyguların çeşmesi gibi durmadan akmıştır.. Kimisi de şarkıların arasında nakaratlaşmıştır…Bizim dünyada kutlama diye baktığımız gördüğümüz gün  aslında kendi mücadeleleri için hayatlarını kaybeden kadınları “anma” günüdür. Yüzyıllar öncesi ya da sonrası, ülkesi, dini ve dili fark etmeksizin en başta söylediğimiz “dünya kadınların eseridir”. Proje ekibi olarak da bize düşen kültürdeki kadınlarımızı değinmektir. Biz iyi ki varız diyebilmektir.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PROJEYE VEDA

"Ağacı Sev, Doğayı Koru" Orman Haftası